Thumbnail
  • 01.02.2023

BİR MASAL DİYARI:
KAPADOKYA

Orta Anadolu'da Nevşehir, Kayseri, Kırşehir, Aksaray ve Niğde etrafında 60 milyon yıl önce Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ'ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla oluşan Peri bacaları ve Pers dilinde 'Güzel Atlar Ülkesi' anlamına gelen, sadece ülkemizin değil, dünyanın en gizemli yerlerinden biri olan Kapadokya’yı gezerken derin bir merak ve heyecan duyacaksınız.


Bu ay hem doğa hem de tarihin birbiri ile bütünleştiği gizemli bir masal diyarındayım: Kapadokya’da. İstanbul Kapadokya arası araçla yaklaşık 6 saat sürüyor. Eğer uçakla gitmek isterseniz Kayseri ya da Nevşehir üzerinden karayolu ile Kapadokya’ya gidebiliyorsunuz. Kapadokya bölgesi, Göreme, Ürgüp, Avanos ve Uçhisar beldeleri ile biliniyor. Ancak Kapadokya aslında 5 ili içeriyor: Nevşehir, Kırşehir, Niğde, Aksaray, Kayseri.
Bölgenin tarihi 60 milyon yıl önce Erciyes, Hasan Dağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerden oluşan tabakaların milyonlarca yıl süre ile rüzgâr ve yağmur tarafından aşınması ile ortaya çıkmış bir bölgedir. Kapadokya sözcüğünün anlamı Pers dilinde, ’Güzel atlar ülkesi’ demekmiş. Tarihi Hititlere dayanıyor. İpekyolu’nun üzerinde olduğu için o dönemde bir tür ticaret merkezi durumunda olan bölge, İ.Ö. 12’nci yüzyılda Hititler’in yıkılmasına kadar devam etmiştir. Sonra Persler, İ.Ö. 332’de Büyük İskender Krallığı İ.S. 17’nci yüzyıla kadar Roma İmparatorluğu hüküm sürüyor. İ.S. 11 ve 12’nci yüzyılda bölgeye Arap akınları oluyor. Ve Selçuklular burada egemenlik kuruyorlar. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ve Lozan Barış Anlaşması’ndan sonra buradaki Hristiyan halk Kapadokya’dan ayrılıyor.


Kapadokya’da başlıca gezilecek bölgeleri şöyle sıralayabiliriz: Göreme, Uç hisar, Avanos, Ürgüp, Ortahisar, Zelve Mustafa Paşa, İbrahim Paşa, Ihlara Vadisi ve Yeraltı şehirleri.


Göreme, özellikle burada yer alan Güllüdere Vadisi’nden peribacalarını izlemek için turistlerin en çok rağbet gösterdikleri bölgedir. Uçhisar, Kapadokya’nın en yüksek noktasını oluşturur. En güzel seyir buradan yapılıyor. Buraya ‘Kapadokya’nın Kapısı ‘da deniliyor. Burası oldukça turistik bir bölge. Kalesi, tarihi sokakları ve hediyelik eşya satan dükkanları ile. Avanos, Burada Paşabağ bölgesinde yer alan şapkalı peri bacaları ile ünlü bir bölge burası. Göreme Avanos yolunda bulunan Çavuşin Köyü de en eski yerleşim yerlerinden biri olarak biliniyor. Burada eskiden Hristiyan dervişler ve topluluklar yaşarmış. Özellikle İ.Ö. 5’inci yüzyılda yapılmış olan en eski yapılardan biri olan ‘Vaftizci Yahya Kilisesi de burada yer alıyor.


Ürgüp’te yer alan bir tepe var. Adı, Temenni Tepesi. Buradan tüm Ürgüp ve Erciyes izlenmektedir. Orta hisar, Burası tüf kaya ve oyulmuş kaya evlerden oluşan ilginç bir köy. Burada bir de etnografya müzesi yer alıyor. Müzede Kapadokya yaşantısı sergileniyor. Zelve, Burası 3 vadiden oluşan, daha çok sivri uçlu ve geniş gövdeli peribacalarından oluşmaktadır. Burada Balıklı, Üzümlü ve Geyikli kiliseleri yer alıyor. Zelve’nin tarihi İ.Ö. 9 ve İ.Ö 13’üncü yüzyıla kadar dayanmaktadır. Mustafa paşa, Ürgüp’ e bağlı 30 kilise ve şapele ev sahipliği yapan tarihi bir beldedir. İbrahim Paşa, Sadrazam Damat İbrahim Paşa’ nın doğum yeri olan Muş karadan dolayı ünlü bir beldedir. İbrahim Paşa bugünkü Nevşehir’in bizzat kendi yaptığı imar planı ile adeta temelini atmıştır. Burada İbrahim Paşa Külliyesi, cami, medrese, kitaplık, sıbyan mektebi, imaret ve hamamdan oluşan bir yapı topluluğu mevcuttur.


Ihlara Vadisi, Burası ilk yerleşimin 4’üncü yüzyılda  başladığı çok etkileyici, çok gizemli bir bölge. Menendiz Çayı’nın 
14 km uzunluğunda ve 100-200 metre derinlikte bir kanyon oluşturarak yörenin kendine özgü olan jeolojik özelliği sonrasında bir yapılaşma oluşmuş burada. Kayalara oyulu freskler ve kiliseler çok etkileyici. Yeraltı şehirleri, Burada, Kaymaklı, Derinkuyu, Özkonak, Özlüce, Tatların gibi birçok yeraltı şehri mevcut. Bunların en ünlüsü Kaymaklı. Kaymaklı 8 katlı, 5000 kişilik ve yerin 20 m altında yer alan bir şehir. Sadece 4 katı ziyarete açık. Ben sadece 1 katını gezebildim. Dar olduğu için oldukça zorladı beni. Tarihi İ.Ö. 3000’e dayanıyor. İnşa edenler Hititler. Roma ve Bizans dönemlerinde de genişletilmiş. Burada yaşam için her şey mevcut, havalandırma bacaları, su kuyuları odalar, şarap depoları, mahzenler ve erzak depoları. Dışardan bir tehlike gelecek olursa içeriden kapıları kapatacak büyük sürgü taşları da mevcut.


Orta Anadolu’da bulunan Kapadokya adeta ‘Türkiye’nin Kalbi’ durumunda. Yazları oldukça sıcak ve kuru, kışları da soğuk ve yağışlı bir iklime sahip. Turistlerin oldukça ilgi gösterdiği bölgede sıcak hava balonu ile gezmek de oldukça popüler. Kaldığım otel Avanos’ta oldukça güzel bir oteldi. Her sabah camı açtığımda en az 40 ya da 50 balonun tepenizden salınarak uçtuğuna tanık olabiliyordunuz. Sorarım sizlere böyle etkileyici bir manzara unutulabilir mi? Kapadokya, bir açıkhava müzesi ve oldukça da gizemli. Bir o kadar da etkileyici. 
Ben bu ay bir masal gördüm. Ve o masalı da yaşadım. Derim ki, siz de mutlaka yaşayın. Çok etkileneceksiniz. Yazımı ünlü şair Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Ürgüp’ü anlatan güzelim dizeleri ile bitiriyorum: 


ÜRGÜP
Bir masaldır yelken açmış,
Yelkeni taş, rüzgârı taş,
Teknesi taştan,
Bir kadehtir dolup taşmış,
Köpüğü taş, salkımı taş,
Saçağı taştan,
Bu bir acayip dünyadır,
Her yanı taştan,
Güpegündüz bir rüyadır,
Yatağı taş, yorganı taş, yastığı taş,
Uykusu taştan.

1968 © Uçak Teknisyenleri Derneği