Thumbnail
  • 01.01.2022

MİDENİZ NASIL OLSUN ? BALONLU MU, BOTOKSLU MU YOKSA KESİP ATALIM MI? 

 

Dünyada ve ülkemizde hızla yayılan obeziteye paralel olarak ciddi bir artış gösteren obezite  cerrahisi ya da metabolik cerrahi ameliyatları, ölüme kadar varan birçok ciddi yan etkisine rağmen yaygın bir şekilde uygulanmaktadır.  Bariatrik cerrahi olarak da adlandırılan bu tür operasyonlar, aslında bir tesadüf eseri fazla kilolu kişiler için uygulanmaya başlanmıştır. Bariatrik kelimesi, Yunanca ‘’Baros’’ yani kilo anlamına gelmekte  ve bu ameliyatlar kısaca kilo verme ameliyatları olarak da anılmaktadır.

 

Amerika’da 1960’lı yıllarda, mide ülseri olan hastalarda ülserli mide kısmı cerrahiyle alındıktan sonra hastaların kilo verdiği görüldü. Ülserler midenin diğer bölümlerinde tekrarladığından pek başarı sağlanamasa da, hastaların kilo vermesi bu cerrahi yönteminin kilo verme için kullanılmaya başlamasına sebep oldu. Ve on yıllar içinde en az on farklı cerrahi yöntem geliştirildi. Obezite ameliyatları da denilen bu ameliyatların hepsinde çok ciddi yan etkiler ve komplikasyonlar olabilmektedir. Hastalarda daha hastaneden çıkmadan %20 oranında, takip eden 6 ay içinde yüzde 40 oranında komplikasyonlar ortaya çıkmaktadır.

 

  • Cerrahi bölgesinde sızıntı,
  • Yemek sonrası bulantı, kusma, su içememeye bağlı susuzluk,
  • Enfeksiyon, zatürre, fıtık,
  • Hızlı kilo vermeye bağlı safra kesesi problemleri,
  • Kalsiyum ve diğer minerallerin emilimi yapılamadığından kemik dokusu zayıflaması ve kırıklar,
  • Vücutta asit-alkali dengesi bozukluğu,
  • Vitaminlerin emiliminde yetersizlik, 
  • Böbrek yetmezliği,
  • Psikolojik dengenin bozulması ve intihar,

 

Operasyona bağlı ölüm bu tür ameliyatların sonuçları arasındadır.

Son zamanlarda yine yaygın olarak uygulanan mide balonu ve mide botoksu uygulamalarının da vücuda son derece olumsuz etkileri bulunmaktadır. Mideye yapılan bu travma benzeri işlemler sonucunda sindirim sisteminin dengesi bozulmakta ve bu da vücudun genel sağlık durumuna dolaylı olarak kısa zamanda yansımaktadır. Cerrahi operasyonlara göre daha masum uygulamalar gibi anlatılmasına rağmen,  özellikle mide botoksu uygulamasında mide kaslarının bir çeşit bakteri toksini yani zehiri ile felç edilerek midenin çalışması adeta durdurulmaktadır. Bu da midedeki besinlerin gerekenden daha fazla midede kalarak kokuşmasına yol açmaktadır. Bu bozuk içeriğin bağırsaklara geçmesi, bağırsaklarda çok büyük öneme sahip olan  mikrobiyal dengeyi çok olumsuz yönde etkilemekte ve bağırsak iç yapısında tahribatlara sebep olmaktadır. Araştırmalarda “ Leaky Gut Sendromu” ( Sızıntılı Bağırsak Sendromu) olarak tanımlanan bu durum, kısa ve uzun vadede alerjiden, ülserlere, migrenden fibromiyaljiye, kalp damar-hastalıklarından kansere kadar birçok hastalığın bağırsaklarda başlayan kökenini oluşturur.

Obezite, fazla kilo  ve bunlarla bağlantılı şikayetlerde, vücudun temel hücresel düzeydeki eksiklik ve ihtiyaçlarını belirleyerek ve buna uygun bir beslenme ve destek programları uygulayarak (www.emineakin.com) olaylıkla çözümlenebilen bir sağlık problemidir. Bunu, kişiye özel hazırladığımız programlarla  başarılı bir şekilde merkezimizde uygulamaktayız.  Vücudun çalışma prensiplerini temelden öğrenip, (Bkz. İDEAL VÜCUDUN SIRLARI kitabı)  buna uygun yaşam ve beslenme düzeni sağladığında kişi, hiç yorulmadan ve strese girmeden hem kilo verir, hem de vücut sağlığı daimi olur.

Ancak , mideyi kesip atma,  balon yerleştirme veya mide kaslarını felç etmek gibi vücudun işleyişine ters birtakım uygulamalar yapıldığında,  bu stresi vücut iç ortamı kaldıramaz ve ciddi sağlık problemlerine, hatta ölüme sebebiyet verir.

Şunu önemle belirtmek gerekir ki, insan vücudu yapısı ve özellikleri itibariyle çok özeldir.  Ayrıca insan vücunun çalışma prensiplerinde hız ve acele yoktur. Her hücrenin bir ömrü ve yenilenme hızı, her metabolizma olayının gerçekleşme süresi ve uygun zamanı vardır. Bu döngüleri bilerek, saygı duyarak  vücudun iç düzenlerine uygun olan yöntem ve uygulamalar her zaman sağlık ve mutluluk getirmektedir.

1968 © Uçak Teknisyenleri Derneği